Göz İçi İltihapları (Üveit)

Göz içerisinde bulunan çeşitli

organizmaların organize çalışması ile görme işlemi gerçekleşir. Bu
organizmalardan birinde ortaya çıkacak hastalıklar ya da kusurlar, görme
kalitesi ile göz sağlığını doğrudan etkiler. Üveit ya da halk arasındaki
adıyla göz içi iltihapları da gözü tehdit eden durumlardan biridir. Gözün orta
tabakası olan uveanın iltihaplanması anlamına gelen üveit, tedavi edilmediği
zaman kalıcı görme kaybına neden olabilir.

Üveitin Sebepleri

Üveit sorununun ortaya
çıkmasında rol oynayan bazı nedenler mevcut. Bu nedenleri şu şekilde
sıralayabilmek mümkün. 

·  Göze herhangi bir yabancı cismin çarpması ya da
göz yaralanmaları.

·  Göz hastalıkları nedeniyle yapılmış olan göz
ameliyatları.    

·  Lenfoma türü kanserler.

·  Crohn ya da ülseratif kolit gibi sindirim sistemi
hastalıkları .

·  Herpes, toksoplazma ve tüberküloz gibi
rahatsızlıklar .  

·  Daha önce herhangi bir nedenden dolayı üveit
geçirmiş olmak.

 

Üveitin Belirtileri

Göz içi iltihap tanısı koymak
için doktor muayenesi şarttır. Ancak bu hastalık için takip edilmesi gereken
bazı belirtiler mevcut. Bulanık görme, göz kızarıklığı, göz ağrısı, ışığa karşı
aşırısı hassasiyet, göz önünde siyah noktalar uçuşması gibi durumlar üveit belirtisi
olarak tanımlanır. Bu belirtilerden birini ya da birkaçını taşıyan bireylerin
uzman bir göz hekimine başvurması gerekir.

üveit

Üveitin Çeşitleri

 Göz içi iltihabının da farklı

türleri bulunur. Sınıflandırma, genellikle iltihaplanmanın görüldüğü yere göre
yapılır. Sık görülen göz içi iltihabı türleri şunlardır:

– Anterior Üveit: Gözün iris tabakasında görülen
iltihaplanmadır.

– Posterior Üveit: Gözün koroid tabakasında
meydana gelen iltihaplanmadır.

   Diffüz Üveit: Uvea katmanının tamamen
iltihaplanmasıdır.

üveit

Üveit Nasıl Teşhis Edilir?

Üveitin teşhis edilebilmesi,
iltihaplanmanın geliştiği bölgeye göre farklılık gösterir. Hekimlerin ilgili
şikayetleri dinleyerek yapacağı basit muayeneler ile bu durum saptanabilir.
Ancak bazı bölgelerdeki üveitin tespit edilebilmesi için ultrason, loresein
anjiografi veya optik koherens tomografisi gibi görüntüleme yöntemlerine
gereksinim duyulabilir. Ayrıca hekimin gereksinim duyması halinde PCR testi ile
bazı kan testleri de talep edilebilir. Teşhisin erken konulması, hastada görme
kaybı yaşanmadan önce tedaviye başlanabilmesi açısından büyük önem taşır. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sohbeti Başlat